🪐 Tekir Ve Iran Kedisi Çiftleşmesi

Ye2P. Kedilerde çiftleşme sanıldığının aksine daha fazla anlam içerir. Bu fizyolojik olay, kedilerin belli dönemlerde çiftleştiği ve bu süreçte yüksek ses çıkarması ile sınırlı değildir. Ayrıca çiftleşme hakkında da söylenilen bilgiler yeterli olmayabilir ve her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Bu nedenle kedilerde çiftleşme ile ilgili her detaya yer verdiğimiz bu yazı, sizler için çok daha faydalı olabilir. Kediler nasıl çiftleşir? Kedi çiftleşmesi ne kadar sürer? Kediler hangi ay çiftleşir? gibi daha pek çok sorunun yanıtına burada Kediler Çiftleşmeye Ne Zaman Hazır Olur?2 Erkek Kedilerde Çiftleşme3 Dişi Kedilerde Çiftleşme4 Sokak Kedilerinde Çiftleşme 5 Kediler Hangi Ay Çiftleşir?6 Kediler Nasıl Çiftleşir?7 Kedi Çiftleşmesi Ne Kadar Sürer?8 Dişiler Çiftleştikten Sonra Neden Yuvarlanır?9 Erkek Kedi Çiftleştikten Sonra Ne Yapar?Kediler Çiftleşmeye Ne Zaman Hazır Olur?Dişi kedilerin cinsel olgunluğa erişmesi yaşam koşullarına, ırklarına, yaşadıkları bölgenin iklim özelliklerine, genel sağlık durumlarına ve nasıl beslendiklerine göre değişmektedir. Ancak dişi kediler genel olarak 6 – 12 aylık gibi bir süreç sonrasında cinsel olgunluğa ulaşırlar. Öte yandan serbest yaşayan kedilerin, saf ırklara nazaran cinsel olgunluğa daha erken ulaştıkları kediler dişi kedilere göre daha geç olgunlaşsa da, genellikle erkek ve dişi kediler 1 yaşına gelmeden üreyebilecek cinsel olgunluğa erişirler. Erkek kediler cinsel olgunluğa eriştikten sonra her zaman çiftleşmeye hazır olurken dişi kediler östrus dönemi olarak da bilinen kızgınlık sürecinin herhangi bir gününde çiftleşmeye kedilerde kızgınlık döneminin ortalama 7 gün sürdüğünü, yine bu zaman aralığının kediden kediye göre değişmekte olduğunu ve genellikle 1 – 21 gün arasında sürdüğünü söyleyebiliriz. Kızgınlığa girdiklerinde ise dişi kedilerin davranışları büyük ölçüde değişir ve kendine eş bulmaya çalışır. Kediler bir kızgınlık döneminde birçok farklı kediyle birçok kez çiftleşebilir. Ancak çiftleşmek istemedikleri sürece kızgınlık döneminde olsalar dahi erkek kedilere çiftleşmek için izin Kedilerde ÇiftleşmeKedilerde çiftleşme konusunu biraz daha detaylandıralım. Erkek kedilerin kızgınlık dönemleri, dişi kedilere nazaran daha hafif ve daha geç başlar. Aynı zamanda şunu da belirtmeliyiz ki erkek kediler, dişi kedilere göre çiftleşmeyi daha çok isteyen taraftır. Yapıları gereği pubertaya ergenliğe eriştikten sonra sürekli olarak çiftleşme davranışı gösterebilirler. Erkek bir kedi doğduktan yaklaşık 7-8 ay sonra ilk kızgınlık dönemine girebilir. 7 ayını doldurmuş ve hormonları gelişmiş bir erkek kedi ise, çiftleşmek için hazır dışında ise evin her yerine fazlasıyla ağır kokan cinsel kokularını bırakırlar. Bu davranış işemeye benzer ve erkek kedilerin belirli noktalara işaretler bırakmasını sağlar. Bu koku ile dişi kedilerin çiftleşme hormonlarını uyarmak amaçlanır. Koku bırakılan bölgelerden bu kokuyu çıkarmak zaman zaman zor Kedilerde ÇiftleşmeDişi kedilerde çiftleşme belirtileri, erkek kedilere göre daha erken başlar. Erkek kediler çiftleşme dönemine yaklaşık 7. aydan sonra girerken, dişi kediler ise yukarıda saydığımız parametrelere bağlı olarak yaklaşık 6. ayda girerler. Kızgınlığa girme dönemi 5. aya kadar gerileyebilir. Dişi kedilerde kızgınlık dönemi olarak adlandırılan bu süreçte, dişi kedilerin hareketleri ve karakterleri değişir. Sahiplerine ve eşyalara sürtünme, sıkıntılı tavırlar, garip hareketler, miyavlamalarında değişiklik, yerde yuvarlanma, saldırganlık ve bel kısmının okşanması durumunda lordoz hareketinin yapılması gibi bazı belirtiler buna işarettir. Aynı zamanda dişi kedilerin bu dönemlerde acı çekiyormuş gibi miyavladığını unutmayın ve böyle zamanlarda sakin olmanız gerektiğini hatırlayın!Sokak Kedilerinde Çiftleşme Sokakta yaşayan kedilerin çiftleşme dönemleri, evde yaşayan diğer kedilere göre daha farklı olabilir. Örneğin kızgınlık dönemlerinde olan dişi kediler, sokağın her köşesine salgı bırakır ve bu sayede bölgedeki diğer erkek kedilerin haberdar olmasını kızgınlık dönemi ile ilgili bütün detaylarDişi kedilerde idrar püskürtme Nedenleri, durdurma yollarıKediler Hangi Ay Çiftleşir?Kedilerde çiftleşme zamanı yaşadıkları bölgedeki iklime göre değişkenlik gösterir. Örneğin kuzey yarım kürede yaşayan kediler, Ocak – Mart ve Ağustos – Ekim aylarında üreme dönemine girerler. Havaların ısınması ve güneşin kendini belli etmesi gibi değişkenliklerin yaşanmasının ardından güney yarım kürede ise tam tersi bir durumun yaşandığını bilmelisiniz. Ancak küresel olarak iklim değişiklikleri, kedilerin yaşam şekillerinin değişmesi, ev kedilerinin yılın her günü aynı şekilde ışığa maruz kalıyor olmaları, beslenme imkanlarının fazlalığı gibi nedenlerle özellikle ev kedilerinin yılın her ayında çiftleşmesi ve hamile kalması mümkün hale Nasıl Çiftleşir?Yukarıda da bahsettiğimiz gibi dişi kedilerin isteğine bağlı olarak çiftleşme gerçekleşir. Dişi kediler, erkek kediler ile çiftleşmeyi istemezse ya da bu sürece hazır değilse, çiftleşmenin gerçekleşmesi ne yazık ki imkansızdır. Çiftleşme döneminde olmalarına rağmen dişi kediler, kendi eşlerini kendileri seçmek ister. Çiftleşmeye hazır olan dişi kediler ise, sinyallerini farklı şekillerde gösterir ve bu sinyalleri çevresinde bulunan erkek kedilerin fark etmesini sağlar. Bu sinyallerin ardından erkek kedilerin kendisine doğru çekilmesini bekleyen dişi kediler, içlerinden en baskın olanını seçerler. Tabii ki bu sürecin sokakta yaşayan kediler için geçerli olduğunu kediler, dişi kedilerin kulağını ve başını yaladığı esnada, dişi kediler herhangi bir ters hamle yapmıyorsa çiftleşme istediğini kabul etmiş demektir. Ardından dişi kediler yere yatar ve erkek kedilerin onları koklamasına izin verir. Birbirlerine yaptıkları kur yaklaşık 2 saati bulabilir. Erkek kediler, dişi kedilerin üzerine çıkarak ensesini ısırır ve kontrolün kendisinde olmasını sağlar. Penetrasyonun da gerçekleşmesinin ardından, çok kısa bir zaman sonra birleşme sonra erer. Erkek kedilerin cinsel organı dikenli bir yapıya sahiptir ve bu yapıdan dolayı dişi kedilerin vajina kanalının tahriş olmasına neden olur. Aynı zamanda vajina kanalını uyararak yumurtaların inmesine sebep olur. Kedilerde diğer birçok hayvanın aksine, ovulasyon çiftleşmeden sonra meydana gelmektedir. Çiftleşmenin sona ermesinden sonra dişi kediler hamle yaparak erkek kediden kurtulur ve genellikle Çiftleşmesi Ne Kadar Sürer?Yukarıda da bahsettiğimiz gibi kedilerin çiftleşmesi saniyeler içerisinde bitebilir. Aynı zamanda kedilerde çiftleşme gün boyu devam edebilir ve dişi kediler birçok kez birleşmeye izin verebilir. Bir defada gerçekleşen birleşme ile yumurtaları inmeyebilir ve gebelik meydana gelmeyebilir. Döllenme ise çiftleşmeden yaklaşık 24 saat sonra kediler, yaşam şartlarına bağlı olarak birden fazla erkekle de çiftleşebilir ve bir kedi ortalama 4 yavru dünyaya getirebilir. Bu yavruların babaları da farklı bir kedi olabilir. Gebelik için yumurta salınımı meydana gelirken, erkek kedilerin spermleri farklı bir yumurtayı Çiftleştikten Sonra Neden Yuvarlanır?Dişi kediler, çiftleşme sona erdikten sonra yuvarlanmaya, pozisyon değiştirmeye ve hem genital bölgelerini hem de sırtlarını yalamaya başlarlar. Bu davranışların tam olarak nedeni bilinmese de, yumurtlamaya vücudun verdiği hormonal bir yanıttan ya da bir önceki çiftleşme sırasında erkek kedinin kokusunu atma çabasından kaynaklı olabileceği tahmin edilmektedir. Ayrıca dişi kediler birleşmenin bitmesinden yaklaşık yarım saat sonra farklı bir erkek kediyi kabul Kedi Çiftleştikten Sonra Ne Yapar?Erkek kediler genel olarak olay yerinden uzaklaşır ve dişi kedilerin yanından ayrılırlar. Bu davranış ile dünyaya gelecek yavruların bakımında, dişi kedilerin yanında olmayacaklarını ifade etmeye çalışırlar. Öte yandan dişi kediler, yeniden çiftleşmeye hazır olduklarında erkek kediler yeniden Yazımız british shorthair , scottish fold, iran kedisi , Chinchilla gibi benzer tüm kedi ırklarını ilgilendiren yazıdır. Döneminde bir dişi kedinin erkekle bir araya geldiğinde gösterdiği agresif tavır normal midir ? Bu sorunu birkaç kez yaşadık. Ve çiftleşmenin gerçekleşmeyeceğini düşünerek, dişi kediyi göndermek zorunda kaldık. Örn. kediler geldiği saniyeden itibaren Zeusa karşı ciddi tepkiliydilersürekli hırlama ve homurdanma yaklaştığında sert tepki. Bizim oğlanın seranatları ve yalvarmaları hep boşa gitti. Açıkçası zarar görecek diye de çok ürktük. Bu davranış normal midir peki ? Aranızda bu problemi yaşayan var mı ? NotIrk olaran İran Kedisi olduklarını belirtmeyi atlamışım sanırım.. Her şeyi metalaştırma ve paraya dönüştürme hırsı hem insanları hem de doğamızı gün geçtikçe daha fazla hırpalıyor. Meta üretimi konusunun doğrudan zarar verdiği unsurlardan biri de evcil hayvanlar. Pet shop'larda, hayvan sirklerinde, hayvanat bahçelerinde veya çiftliklerde para kazanmak uğruna zarar verilen hayvanlar, insanlığın doğaya karşı yaptığı zulmün en büyük ispatlarından birini oluşturuyor. İnsanların sahiplenmek ve korumak gibi amaçlar dışında çeşitli sebeplerle cins hayvanlara duyduğu merak, hayvan haklarının hiç edilmesine ve doğal hayatın zarar görmesine neden oluyor. Cins hayvanların sahip oldukları ve bize sevimli gelen özellikler bazı genetik deformasyonlar sonucunda oluşuyor ve bu nedenle cins hayvanlar, ömürlerini adeta işkence dolu bir şekilde geçirmek zorunda kalabiliyorlar. Not Aslında taksonomik bakımdan tüm evcil kediler aynı cins ve aynı türdür. Halk arasında "cins" olarak kullanılması hatalıdır. "Varyasyon" veya "ırk" daha doğru bir kullanımdır. İçerikte örnek olarak kedileri ele almış olsak da insanların yapay seçilime maruz bırakarak özelliklerini değiştirdiği diğer hayvanlar için de aynı sorunlar geçerlidir. Kontrolsüz bir şekilde uygulanan yapay seçilim, neden hastalıkları pekiştiriyor? Benzer özelliklere sahip bireyler birbiriyle çiftleştirilirse yapay seçilimin etkisi daha hızlı olur. Yakın akrabalar benzer özellikleri daha fazla taşıdıkları için hayvanlar "ensest" ilişkilere maruz bırakılıyor. Bu yüzden o popülasyonun gen havuzu daralıyor ve hayvanın ortalama bağışıklık düzeyinin düşmesine ve özellikle çekinik genler üzerinden aktarılan ve bazıları bireyin sağlığını çok ciddi düzeylerde etkileyebilen genetik hastalıkların görülme sıklıklarının artmasına yol açıyor. Akraba evlilikleri insanlar için olduğu gibi evcil hayvanlarımız için de aynı şekilde kötü bir şeydir. "Cins" köpeklerdeki birçok hastalığın görülme sıklığının, kanserden ölüm oranlarının cinsleştirilmemiş köpeklerden daha fazla olduğu bilinmektedir. Seçilim gösterilen varyant cins kedilerde birçok kalıtsal hastalık görülebilir. Bu hastalıkların bazıları rastgele mutasyonlardan kaynaklanır ve belli varyasyonlar içinde bu hastalıklar sabitlenir, yani ortalamaya göre daha fazla ya da çok daha fazla ortaya çıkar. Bir başka durumda ise doğrudan hayvanın sağlığını bozan bir durum insanlar için seçim nedeni olur. Kıvrık kulaklar, basık yüzler, uzun yüzler, kısa bacaklar, kuyruksuzluk, kürksüzlük, aşırı uzun kıllar vb. İnsanlar ticari değer oluşturacağını düşündükleri bu özelliklere sahip ırklar üretirler. Bu ırk oluşturma işlemi sırasında arzulanan bu özelliklerin sabitlenmesi için sık sık yakın akraba çiftleştirmeleri gerçekleştirilir. Kardeşler birbirleriyle ve ebeveynleriyle defalarca çiftleştirilir. İstenen özelliklere sahip yavrular seçilir ve bunlarla çiftleştirilmeye devam edilir. Bu sürecin sonunda ortak özelliği sakatlık ve hastalık olan ırklar elde edilir. Bu sakatlıklar ya da hastalıklar, mesela basık yüzlülük brakisefali, insanlarca şirin bulunduğu, üreticiler ve maalesef bazı kötü niyetli insanlar için ticari değer oluşturduğu için sakatlık olarak dile getirilmez, adı konmaz, hayvan sahiplenecek insanlar net bir dille bilgilendirilmez ama bu durum maalesef sayısız kedinin hayatını farklı düzeylerde sıkıntı, ağrı, acı, ızdırap içinde geçirmesine neden olabilir. Bazı tıbbi müdahaleler yapılabilse de iyileşme neredeyse hiçbir zaman mümkün olmadığı gibi genelde sadece semptomatik tedavilerle hayvanların sıkıntısı azaltılabilir. Bu tür ırkların cinslerin tüm bireyleri tabii ki hayatlarını eşit derecede kötü ve sağlıksız geçirmeyebilir ama resmin geneline baktığımızda artık elimizde bu durumu sürdürmenin yani bu nitelikteki hayvanları çoğaltmanın zalimlik olduğunu anlamamıza yetecek düzeyde bilimsel veri bulunmaktadır. İngiliz Veterinerler Birliği BVA, İngiliz Küçük Hayvan Veterinerleri Birliği BSAVA, Alman Veterinerler Odası BTK, Uluslararası Kedi Bakımı Derneği International Cat Care bu nitelikteki hayvanların çoğaltılmaması gerektiğini vurgulayan deklarasyonlar yayımlamış, kampanyalar HealthOverLooks NotNormal yapmıştır. Unutmayalım, bir evcil hayvanın herhangi bir özelliği, insan desteği olmadan hayatta kalmasını engelliyorsa, yaşam kalitesini düşürüyorsa ya da o özelliğin olmadığı halinden daha zor ve sağlıksız bir yaşama neden oluyorsa, bu özellik insanlara ne kadar şirin görünse de bir hastalık, sakatlık ya da anomalidir. Kedilerde görülen genetik hastalıkların neredeyse hepsine yatkınlık gösteren ve yassı burunlu kediler gibi solunum sorunları ile dünyaya gelen İran kedileri de acı içinde yaşar. Burunlarının düz olması, kemiklerinin basık olmasından kaynaklanır. Bu nedenle solunum zorluğu çeken İran kedileri, ayrıca kafataslarının çöküklüğü nedeniyle de gözlerinde iltihaplanma ve diş yapılarında bozukluk yaşarlar. Bu durum gözyaşlarını kolay akıtamayıp göz çevresinin hep iltihaplı ve kahverengi bir çemberle kaplanmasına sebep olur. Diş bozuklukları ise çene bozukluklarına yol açarak beslenmelerini zorlaştırır. Ayrıca İran kedilerinde böbrek taşı oluşma riski diğer türlere göre daha yüksektir. Scottish Fold'lar kesik kulakları ve yuvarlak suratlarıyla tanınırlar ve en son türetilen yapay bir kedi cinsidir. Çok fazla talep gören bu kediler aslında ömürlerini acı çekerek geçiriyorlar. Kulaklarının kesik gibi gözükmesine sebep olan kıkırdak yoksunluğu, bütün vücutlarındaki eklemlerde kendini göstermeye başladığında iskelet sistemi çökmeye başlıyor. O kadar zayıf bir yapıya sahipler ki, eklemlerinde eksiklik, yamukluk ve deformasyon nedeniyle ömür boyu tedavi görmek ya da ameliyat olmak zorunda kalabiliyorlar. Ankara ve Van kedilerinde beyaz tüylü ve mavi gözlü olanlarında genetik mutasyon sonucu sağırlık görülme ihtimali diğer kedilere oranla %90'ın üzerindedir. Munchkin kedilerinin özelliği olan kısa bacaklar da yine bacaklarında bulunan eklemlerin deformasyonundan kaynaklanır. Röntgende de görebildiğiniz üzere normal bir kedinin bacağı ile Munchkin kedisinin bacağı arasındaki fark kendini açıkça göstermektedir. Bu durumun yarattığı acının üzerine cüssesini bu minik ayaklara yüklediği gerçeğini de söylersek sanıyoruz ki bunun işkenceden öte bir şey olmadığına hemfikir oluruz. Bu cinslerin dışında Maine Coon, Siyam, Ragdoll, Munchkin ve Manx kedileri ile Norveç Orman kedileri de bu tür genetik problemlere sahip olan diğer türlerdir. Tekir kedi sahiplenebilirsiniz. Çünkü hem en sağlıklısı hem de sokakta yaşam mücadelesi vermelerinin önüne geçebilirsiniz. Kedi seçimi yaparken de tekir kedi tercih etmek hepimizin yararına olacaktır. Unutmayın ki tekir kediler birçok cinsin çiftleşmesi nedeniyle geniş bir gen havuzuna sahiptir. Bu nedenle daha sağlam bir yapı gösteren tekirler aynı zamanda diğer cinslere göre oldukça hareketli ve zekidirler de. Açık olan şey, birilerinin ekonomik getirileri bitmedikçe hayvan tacirliğinin önünün kesilmeyeceği... Fakat biz bu konuda bir şeyler yapabiliriz Öncelikle cins kedi satın almamak, hatta kedi satın almamakla işe başlayabiliriz. Kedi bakmak istiyorsak bakabileceğimiz kadarını sahiplenmek ve mümkünse kedimizle her gün ilgilenmek zorundayız. Kaynaklar 1, 2, 3 Ana SayfaKediler Alemi En sıcakkanlı kedi cinsi hangisidir? diye merak eden hayvanseverler için oyunculuğu ve sevimliliğiyle gönülleri fetheden en sıcakkanlı 10 kedi cinsini ve özelliklerini listeledik. En Sıcakkanlı Kedi Cinsleri Kedilerin tamamı sıcakkanlı ve sevecen hayvanlar olsalar da bu hayvanların karakteristik yapıları, birbirinden oldukça farklı olmaktadır. En sıcakkanlı 10 kedi cinsi başlığı altında, evde rahatlıkla besleyebileceğiniz en sıcakkanlı kediler hakkında bilgiler sunduk. Belki de çoğunu bildiğiniz bu sıcakkanlı kedi cinsleri, zekaları ve oyunculuk kabiliyetleriyle de öne çıkıyorlar. 1- Siyam Kedisi Genellikle mavi ve tonlarındaki göz renkleri ile öne çıkan ve dünyada en fazla tercih edilen kedi cinslerinden biri olan Siyam kedileri, sıcakkanlı yapılarıyla da ilgi görüyor. Tayland kökenli olan bu kediler, uysal yapıya sahiptir. Tayland’da kutsal olarak kabul edilen bu sevimli kedilerin tüy renkleri genellikle beyaz olup, ortalama yaşam süreleri 12 ile 14 yıl arasında değişir. 2- Tekir Kedisi Çocuk masallarının vazgeçilmez karakterlerinden biri olan Tekir Kedisi, Afrika kökenli olsa da bugün onları dünyanın neredeyse her yerinde görmek mümkündür. En bilindik kedi cinslerinden biri olan Tekir Kedileri, diğer hayvanlar ve çocuklarla fazlasıyla iyi anlaşırlar. Dünyanın en sıcakkanlı kedi cinsi tanımı onun için gayet uygundur. Farklı birçok karma renk tonunda olabilen bu sevimli dostlarımızın tüy dökümlerinin az olması, onları besleyenler için bir avantajdır. Bu sevimli dostlarımız hakkında daha detaylı bilgiler edinmek için “Tekir” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz. 3- Ragamuffin Kedisi Sadık ve sıcakkanlı yapısıyla dikkat çeken Ragamuffin Kedisi; Himalayan ve İran Kedisi genlerine sahiptir. Fazlasıyla sadık olan bu kediler, sevimli ve sıcakkanlı yapılarıyla yeni yaşam alanlarına hızlıca alışırlar. Ortalama yaşam süreleri 11 ile 15 yıl arasında değişen Ragamuffin kedilerin bakımları da kolaydır. 4- Himalayan Kedisi Bu sevimli mi sevimli dostlarımız en sıcakkanlı kedi cinsi denildiğinde akla ilk olarak gelen türler arasında gelmese de gerçek aslında çok daha farklıdır. Onları ilk gören asık suratları nedeniyle soğuk zannetse de aslında oldukça sıcakkanlı yapıları vardır. Nepal kökenli olan bu dostlarımız İran ve Siyam kedisinin çiftleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Sevecen ve sessiz yapıları olmasına karşın bunun tam aksine sıcakkanlı yapıları ile de dikkat çekerler. “Himalayan Kedisi” başlıklı içeriğimizi inceleyerek bu muhteşem canlılar üzerine daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz. 5- Tiffanie Kedisi Hiç şüphesiz sıcakkanlı kedi cinsleri denildiğinde akla ilk gelenlerden biri, Tiffanie kedisidir. Uzun tüy yapıları nedeniyle tüy dökmeleri orta zorlukta ve mevsimseldir. Eğlenceli yapıları ile çocuklarında dostu olan bu kediler, 12 ile 16 yıl arasında yaşarlar. Bakımları kolay olan Tiffanie Kedileri, zeki yapılarıyla kolaylıkla eğitilebilirler. Bu sevimli dostlarımızın bakımı ve karakteristik özellikleri üzerine öğrenmeye devam etmek için “Tiffanie Kedisi” içeriğimizi inceleyebilirsiniz. 6- Mısır Mausu Görüntü itibariyle biraz Tekir kedisini andırır. Karakter olarak da yine Tekir kedileri ile benzer yönleri vardır. Nesli tükenme tehlikesinde olan Mısır Mausu kedileri, daha çok Mısır ve Ortadoğu bölgesinde bulunurlar. Yaşam süreleri 12-14 yıl arısında olan bu sevimli hayvanların bakımı kolay olup, tüy dökme sorunları da orta derecedir. 7- Amerikan Curl En sıcakkanlı kedi cinsleri listesi yapıp onlara yer vermemek haksızlık olurdu. Kulak yapılarının geri doğru dönük olmaları onların diğer kedilerden daha rahat ayrılmasını sağlarken, daha tatlı bir görüntüye sahip olmalarına da neden olur. Arkadaş canlısı yapıdaki Amerikan Curl kedilerinin tüy dökümleri ve bakımları orta seviyedir. 8- Sibirya Kedisi Adının tam tersi fazlaca sıcakkanlı olan Sibirya kedilerinin geçmişleri, çok eski tarihlere dayanır. Son derece sosyal ve arkadaş canlısı olmakla bilinen sevimli dostlarımızın en olumsuz yanı tüy dökümüdür. Mevsimsel ve yüksek oranda tüy döken bu kedilerin bakımları, bu sebeple birçok kedi cinsine göre daha zordur. 9- Munchkin Kedisi Doğal mutasyon sonucunda gelişen Munchkin kedileri, farklı tüy renkleriyle sevimli bir görüntü sunar. Masum bakışları insanın içine işler ve onun için dünyanın en sıcakkanlı kedi cinsi denilmesi hiç de abartılı bir tabir olmaz. İnsanlara karşı yaklaşımları oldukça sıcakkanlı ve iyimserdir. Sakin ve oyun seven yapıya sahip olan Munchkin kedileri, büyümeyen kedi cinsleri arasındadır. Yaşam süreleri 8 ile 13 yıl arasında değişen bu sevimli hayvanlar, orta derece eğitim zorluğuna sahiptir. Tüy dökümleri ve bakımları orta seviyededir. 10- Van Kedisi Ülkemizin gururu olan hayvanlardan biri Van Kedisi, meraklı ve sıcakkanlı yapısıyla listemizde yer alıyor. İki göz renklerinin birbirinden farklı olması ve iyi bir yüzücü olmaları ile dikkat çeken Van Kedileri, 12 ile 17 yıl arasında yaşarlar. Tüy dökümleri ve bakımları orta derece olan dostlarımız, orta düzeyde eğitilebilirlik zorluğuna sahiptirler. Oyuncu ve oldukça sevimli minik dostlarımız hakkında bilgi edindikten sonra “Büyümeyen kedi cinsleri” listemizi de okumak isteyebileceğinizi düşünüyoruz. Son Güncelleme Tarihi 5 Aralık 2020 Hem çok eğlenceliler hem de çok benzersiz. Hem sevgi dolular hem de mesafeli. Onları anlamak ve kendilerine has dillerini çözmek de çok zor, onlardan ayrı kalabilmek de. Kedilerle bir kez tanışıldığında onların nasıl da özel olduğunu anlamamak ise şüphesiz imkansız. Yeni sahiplenilen bir yavrunun değişimini gözlemlemek, onun büyümesine şahit olmak, onunla unutulmaz anlar paylaşmak her kedi insanının en özel deneyimleri arasında yer alıyor. Dünya duruyor ve yapılan her tercihin özünde minik dostlar başrolde oluyor. Kedilerin en sağlıklı şekilde beslenmesi, fiziksel gelişimlerinin eksiksiz şekilde gerçekleşmesi ve psikolojik sağlıklarının korunması her kedi insanının en temel öncelikleri arasında yer alıyor. Gösterilen tüm bu özenin ise tek bir amacı var; onların daha uzun süre, daha sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşaması. Peki kediler kaç sene yaşar? Kedi cinslerinin ortalama yaşam süreleri ne? Yanıtlar yazımızda, keyifli okumalar dileriz... Kedilerin Ömrü Ne Kadardır? Kediler En Fazla Kaç Yıl Yaşar? Bu sorunun yanıtını etkileyen birçok farklı faktör vardır. Genel anlamda kedilerin ömrü 12 - 18 yıl arasında değişir. Ancak bu genelleme sokakta yaşayan, dengeli beslenmeyen, kronik hastalıkları olan, tedavi seçeneklerinden yararlanamayan, gerekli aşıları yapılmayan, evde yaşayıp obezite gibi sağlığı tehdit eden rahatsızlıkları yaşayan dostlarımız için ne yazık ki geçerli değildir. Sokakta yaşayan dostlarımızın yaşam sürelerinin evlerde yaşayanların yaklaşık üçte biri olduğu bilinmektedir. Tabii yaşadıkları yerde düzenli olarak beslenip beslenmemeleri, maruz kaldıkları tehlikeler ve diğer canlılardan kaptıkları bulaşıcı hastalıklar bu süreyi kısıtlayabilir. Evde yaşayıp kendi alanlarına sahip kedilerin ömrü de kedi cinsleri özelinde ve bakım süreçlerinin eksiksiz yapılıp yapılmadığı doğrultusunda değişiklik gösterebiliyor. Evde yaşayan dostlarımızın kimi zaman beklentinin çok üzerinde bir yaşam süresine sahip olduğu da biliniyor. En uzun süre yaşadığı bilinen "Creme Puff" adlı kedi 3 Ağustos 1967 yılında dünyaya gelmiştir ve 38 yıl 3 gün yaşamıştır. Bir diğer rekortmen ise Rubble adı kedidir ve yaşam süresi 31 yıl olarak kayıtlara geçmiştir. Kedi Cinsleri ve Ortalama Ömürleri Bazı kedilerin ömrü diğerlerinden uzun olabiliyor. Genetik yatkınlıklarla açıklanabilen bu farklılıkta beslenmenin, egzersizin ve düzenli bakımın çok önemli bir etkisi olduğu da biliniyor. Yazımızın bu bölümünde kedi cinsleri özelinde yaşam süreleri hakkında bilgi bulabilirsiniz. Siyam Kedisi Kaç Yıl Yaşar? Güzelliği ile kendine hayran bırakan Siyamlar, en uzun yaşayan kedi cinsleri arasında yer alır. Sosyal ve sesli bir canlı olarak yaşamını sürdüren bu güzelliklerin ortalama ömürleri 12-20 yıl arasında değişebilir. İran Kedisi Kaç Yıl Yaşar? En eski ve en popüler ırklardan biri olan İran Kedisi, uzun tüyleri ve yuvarlak yüzü ile kalpleri fetheden dostlarımızdan. Ortalama ömürlerinin ise 12 - 17 yıl arasında olduğu ifade ediliyor. Tekir Kedi Kaç Yıl Yaşar? Sokaklarda sıklıkla karşılaştığımız tekirler çeşitli tehlikeler ve yetersiz beslenme nedeniyle ne yazık ki oldukça kısa yaşıyor. Evde beslenen tekirlerde ise durum daha farklı. Genel olarak tekir kedilerin 16 yıla kadar yaşayabildikleri biliniyor. Tekir cinsi kediler hakkında detaylı bilgi almak için A'dan Z'ye Tekir Kedilere Dair Her Şey adlı içeriğimizi okuyabilirsiniz. Van Kedisi Kaç Yıl Yaşar? Güzelliği, asaleti ve nezaketi ile en çok sevilen ırklardan biri de Van kedisidir. Bağımsız bir ruha sahip olan, ailesine karşı ise yüksek sadakat duyan bu cinsin ortalama 12-17 yıl yaşam süresi olduğu belirtiliyor. British Shorthair Kedisi Ne Kadar Yaşar? Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de en çok sevilen ve tercih edilen kedi ırklarından biri olan British Shorthair yaşam süresinin, evde yaşaması ve iyi bakılması halinde 12-17 yıl olduğu söylenebilir. Kedilerin Ömrünü Uzatabilecek İpuçları Elbette dostlarımızla mümkün olduğunca çok zaman geçirmek istiyoruz. Cinslerine dair spesifik özellikleri belirleyici olsa da bizlerin de yaşam süreleri üzerinde etkili olabilecek önlemler alabileceğimizin unutulmaması gerekiyor. En büyük tedvir şüphesiz onları, cins özelliklerini tanımak. Cins olarak yatkın oldukları genetik hastalıklar hakkında bilgi sahibi olunduğunda tüm bakım süreçlerinin dinamikleri değişebiliyor. Kedilerin yaşam sürelerinin uzatılmasına yardımcı olacak ipuçları şu şekilde sıralanabilir 1. Sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmelerinin sağlanması adına en önemli gereklilik dengeli, sağlıklı ve eksiksiz beslenmeleridir. Bu nedenle öğünleri dikkatle planlanmalı, yaşam evrelerine özel gereksinim duydukları besinlerin tamamını aldıklarından emin olunmalıdır. Gelişim evrelerine özel kaliteli kedi mamaları bu süreçte kedi sahiplerinin hayatını kolaylaştıracaktır. 2. Ödül mamaları ile belirli davranışlarının şekillendirilmesi mümkündür, üstelik lezzetli oldukları için bu atıştırmalıklar kedinizin mutlu olmasını da garantiler. Ancak ölçülü tüketilmeleri oldukça önemlidir. Ödül mamaları kontrolsüz bir şekilde verilirse kalori alım dengesini bozabilir ve kedilerin ömrü üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. 3. Dostunuzun yeterince temiz su içtiğinden emin olmalısınız. Sıvı alımını az olduğu takdirde dehidrasyona uğrayabilir veya idrar yolu hastalıkları riski artabilir. Bu nedenle su içimini teşvik etmek için her zaman sularını tazelemelisiniz. Bu amaç için kedi şelalesi kullanmayı da deneyebilirsiniz. 4. Düzenli veteriner hekim kontrolleri dostlarımızın sağlıklarının korunması adına çok önemlidir. Önerilen tüm aşıları zamanında olmalarını sağlamalı, veteriner hekimlerin önerilerini uygulamaya geçirmelisiniz. Böylece kedilerin ömrü üzerinde pozitif bir etki yaratılmasına aracılık edebilirsiniz. 5. Kedi bakımı süreçlerinin dostlarımızın sağlıkları ve mutlulukları için aksatılmaması gerekir. Özellikle diş kontrolleri ve ağız bakım süreçleri kesinlikle ihmal edilmemelidir. Kronik tartar oluşumu çeşitli diş eti hastalıklarına ve diş kayıplarına yol açabilir. Bu gibi bir durumda sindirim sistemi ile ilgili hastalıkların oluşma riski artabilir. Üstelik ağız ve diş sağlığında meydana gelen sorunlar iştahsızlığa da yol açabileceğinden dostlarımızın yetersiz beslenme ile sonuçlanan bir sürece girmelerine neden olabilir. 6. Onları düzenli olarak fırçalamalı ve yuttukları tüy topaklarının sindirim sistemi sorunlarına yol açmaması için önlem almalısınız. Tüy topaklarından kurtulmak için maltlardan, kedi çimlerinden veya tüy topaklarına karşı etkili kuru mamalardan yararlanabilirsiniz. 7. Sağlıklı olmaları ve sağlıklarının korunması için birçok vitamin ve minerale ihtiyaç duyan kedilerin gereksinimleri, yaşam evreleri doğrultusunda değişebilir. Veteriner hekimlerin de görüşünü alarak yaşam dönemlerine özel vitamin ve mineral takviyeleri kullanarak sağlıklarına katkı sunabilirsiniz. 8. Kediniz için oyuncaklar yalnızca eğlenme anlamına gelmez. Oyun oynarlarken, oyuncağın türüne de bağlı olarak hem eğlenebilirler hem öğrenebilirler hem de egzersiz ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Düzenli egzersiz hem bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi hem de kilo kontrolü sağlamaları adına oldukça önemlidir. Oyun seanslarının onlarla kurulan bağı derinleştirdiği gerçeği de hiçbir zaman unutulmamalıdır. 9. Dostunuz için kısırlaştırma birçok açıdan önemlidir. Onların testis, rahim, meme ve yumurtalık kanseri gibi tehlikeli üreme sistemi hastalıklara yakalanma riskini azaltan kısırlaştırma aynı zamanda kaçma, parazit kapma ve çeşitli sağlık sorunlarına maruz kalma ihtimallerini de düşürür. 10. Göz açıp kapayıncaya kadar sayısız yaramazlık yapabilmeleri ile ünlü kedilerle bir yaşam paylaşıyorsanız sürekli tetikte olmalısınız. Onlara zarar veren yiyecekleri ortada bırakmamalı, pencereden kaçmayacaklarından ve balkon tırabzanlarda dolaşıp düşmeyeceklerinden emin olmalı, oyuncaklarını seçerken kaliteli ve güvenli olanlara yönelmeli ve onları mümkün olduğunca ev kazalarına karşı korumalısınız.

tekir ve iran kedisi çiftleşmesi